2 Kasım 2009 Pazartesi

Bir Solcır of Forçun' un Askerliğe Dair Anıları



Özellikle bilgisayar ve yabancı dil konusunda iyi olanların hiç bir zorluk çekmeyeceği (ya öğretmen ya da programcı olarak kullanıyorlar), özellikle kısa dönemlere kötü muamelenin olmadığı hatta komutanların arkadaşça yaklaştığı, pek temiz olamayan, sağlıklıda sayılamayacak olan ortam askerliktir. Tek zorluk özgürlük denen kavramın olmaması ve askere giden sevgiliyi, nişanlıyı vesaireyi boynuzlamak için zaman kaybetmeyen hatun kişilerdir. Hemen hemen her gün bir kişinin ulen nasıl yaparsın bunu bana leyla diye kendini kesmesi gibi durumlar çok görülür. (dipnot: gördüm, uzun dönemlerden biri kendini jiletleyip kan torbası haline gelmişti) Her erkek klasik ve mecburi bi şekilde "Zamanı geldiğinda başa gelen çekilir" diye gidip gelir ve sanırım gelinince de hayatta pek çok şeyin değişmediğini kanıksayana kadar ambale bi şekilde sosyal yaşamda darlanılır...

Asıl zorluk askerden dönünce başlıyor olabilir bir başka açış açısına göre, ne midir bu? Ağlarını örmüş anne ve babalar :D ambale olan beyinlerin artık sen piştin oğlum sıra evlilikte hadi bakalım git evlen çok iyi bir kız buldum vsvsvsvs gibi gazlamalarıyla beynine oksijen gitmeyen ex erbaş daha ne olduğunu anlamadan kendini nikah masasında bulur. Kaldıki hazır olduğunu düşünmektedir o da. Bunda Yapmakta olanlarin %90nı bitince ne yapacaksin sorusuna evlenecegim gibi cevaplar vermeside etken sanırım. Pavlov misali şartlı reflex(ne güzel demiş ilhan irem "yaşadığımız herşey şartlı reflex".)

Eğitim düzeyini arttıran ayrıca insanın vizyonunu geliştiren bir müessesedir bu askerlik sevgili okurlarım. Nasıl mı geliştirir. Ordaki mallar surusunu gorüp(heleki komutan usta birliğine girdiğiniz ilk gün Türkiye gerçeğine hoş geldiniz dedikten sonra), onlarla yaşayıp Avrupa Birliğine neden asla giremeyeceğimizi anlarsınız. ailenizdeki askeriye mensuplarıyla hararetli tartışmalara girmek ve onları mat etmek için deli gibi malzeme toplarsınız. mantıksızlığın mantığını kavrarsınız kısaca; ama komutanlara da kızmamak lazım bi ton garip insanla uğraşmak o kadar zor bi sorumluluk ki ben onlarıda anlıyorum. Tinercisinden balicisine, sabıkalısından kağkaçcısına her türden insan var. Ve herkes aynı koğuşta aynı mutfakta aynı kaderi paylaşıyor. Sosyal sınıfların nötralize olduğu bir ortam. Bir ayakkabı boyacısı sosyal yaşantıda bu kadar nitelikli ya da niteliksiz adama sözünü bir daha geçiremeyeceğinin farkında olarak daha kıdemli olması avantajını, alt devrelerine ızdırap olarak kullanabiliyor. Garip evet evet "hayat garip" bunuda bir kez daha anladım...

Ne hikayeler var bir bilseniz yada anlık gelişen bir tek sizin kendinizin gördüğü ama birbaşkasına anlatacağınız zaman aynı şaşırtıcı ve koparıcı etkiyi asla veremeyeceğiniz fotoğraf karesi biçiminde hafızalarınızda kalacak anlar...

Askerde yapılan kulak şaklatma hareketi gariptir, sivilde yapılsa aynı tadı vermez,veremez.(buna şafak alma denir. kli kli diye kulak, ondan önce çıkıcak olan tarafından sevilir :D

Benden önceki kısa dönemlerde olan bi olay:Komutan geldi ve "maalesef sizden önceki kısa dönemlerden biri böle böle çıktı" dedi, bize olayı anlamadık sonra sorduk soruşturduk öğrendik.

iki genç asker artıkın abazalıktan isyan ederler ve elbirliğiyle bu işi çözmeye kalkarlar;lakin komutan bunları yakalar. aktif olanı (uzun dönem) diskoya gönderip askeri bitirememe andı içirirler, diğerini de topçu taburuna yollarlar ve kısa bi süre sonra teskeresini verirler.. nasıl ? bu da garip demi?

Askerin Yaşam Alanı

koğuş-tuvaletler-mıntıka alanı-yemekhane-ictima alanı-görev yeri-yemekhane-er gazinosu-gorev yeri-ictima alanı-yemekhane-er gazinosu-koğuşlar-silahlık-nöbet yeri-silahlık ve koğuşlar

ha bide disiplin koğuşu yani DİSKO... bu sıralama ile(disko hariç) her gününüz geçer gider.yapraklar düşer, çocuklar büyür. ama zaman bi türlü geçmek bilmez sizin için. her gün aynı günün tekrarını yaşadığınız bir komplonun içindesinizdir ve manik depresif bir halde yaşamaya devam edip çıkacağınız günü hesaplarsınız... şafak: 77 falan gibi her yere yazarsınız bunu, ben en son komutanlık katında geniş yapraklı bir çiçeğin yapraklarında gördüm biri şafak atmış pes dedim. pes yani futbol oyunu olan pes değil yanlış anlamayın sevigli okurum...

Pause Edilmiş Yaşam:

Kişinin yaşamında hiç bir şeyin olmaması hali, ya da olan şeylerin bireyin gözunde hiç bir şey ifade etmiyor olması durumu. Kastedilen zamanı durdurma isteği değildir, zamanın kişiye hiç bi şey ifade etmeden akmaya devam ettiği bir yaşam kesitini anlatmaya çalışır bu ifade. Öyle rezil bi süreçtir ki o, filmin en heyecanlı yerinde çişi gelmiş küçük veled gibi, kişi bir an önce tuvaletten dönüp play'e basmak istemekte ve sürekli olarak bi sonraki sahneyi kafasında kurgulamaktadır.Kurguladıkça delirme darlanma ve telefona sarılıp sevgiliyi aramada bundan olsa gerek.. tekrar "play" e basılması için değisik bi motivasyon kaynağına ihtiyaç vardır. Budur kişiyi can sıkıntısı ve huzursuzluktantan kurtaracak olan, kişinin hayatına anlam katacak olan... ne geri gidilebilir, ne ileriye..

fay weldon şöyle demiş:

"nothing happens,and nothing happens,and then everything happens."

Sadece Askerde Olan Şoparlamacalar

-askerliğinin bitmesine 99 gün kalanları koğuşlarda bulunan yangın hortumuyla ıslatmak

-nöbet yerlerindeki telefonları arayıp sert bir sesle "ben orgeneral kıvrıkoğlu, nöbette vukuatın var mı oğlum" diye sorarak kekeleyen nöbetçileri işletmek

-nöbette uyuyan nöbetçinin silahını alıp saklamak

-gece dış kuşak nöbeti tutan nöbetçilere taş atmak, türlü türlü mahluk sesi çıkartıp ürkütmek

-yemekhanedeki tuzlukların kapağını açıp öylece bırakmak

-arazi olmuş askeri bulup "nerdesin, koş seni bölük/tabur/tugay/alay komutanı çağırıyor, yandın bittin sen, bitmez askerliğin" demek

-tam teçhizatlı savaş beden eğitimi esnasında önde koşan adamın sırt çantasına asılıp yuvarlanmasını seyretmek

Askerlik Mantığı?

Yalın ve katıdır. Sahip olduğu komedi unsuru da gücü de buradan geliyor bence. öncelikle, bir askerden beklenen en son şey düşünmesidir. Nitekim, düşünmesi istenen askerlere rütbe verilir, eğitilir(Ast Teğmenler: uzun dönem maaş alarak askerlik yapan komutanımsı ama komutanda olmayan garip askerlerdir bunlarda:D) ki onun da düşünmesine de bir yere kadar tolerans gösterilir.
Neredeyse her Türk erkegi muhtelif yaşlarda bir şekilde askere alındığına göre, bu insanlar uzaydan falan gelmiyor. bugün sokakta, siyasette, orda burda yok radikal dinciler, yok sosyalist militanlar, yok ülkücüler vs. Ne varsa onlar da orda. İki universite bitirmiş adam da orda, kendi adını yazmaktan aciz adam da orda.. böyle çeşitli bir kalabalığı (üstelik çoğu da silahli dikkat ediniz) dizginleyebilmek için takdir edersiniz ki kullanilabilecek en son yöntem bildigimiz anlamıyla mantıktır. Bu yüzden çok hak veriyorum mantıksız bi yer diye bana serzenişte bulunan tüm akrabalarıma da sitem ediyorum .. çok normal böle bi yer olması..

Mesela tüfeğe ceza verilir.. Şanslı azınlıkta, yani eğitimli ve kafası çalışan biriyseniz buna götünüzle gülmeniz normaldir ancak birkaç metre ilerinizdeki öküzün "ulan bugün tüfenge ceza veren yarın bana kimbilir ne eder?" diye içten içe tırsmasıyla ordu zaten amacına ulaşmış gülümseyerek susmaktadır.

her olay kendi şartları içinde değerlendirilmelidir.

Misal; Çinli bir komutanın 2 ordusu ve geçmesi gereken bir bataklığı var. Komutan bir ordusunu bataklığa sokup yatırıyor, diğer orduyu yatırdığı ordu üzerinden geçiriyor. Sonucta düzenli ve kayıpsız bir ordu ile savaşa girip kazanıyor. Baska bir misal; düşman tarafından çevrilerek çembere alınmış ve takviye edilmesi imkansiz birlik, düşmanın imhası ve görevin başarılması uğruna topçu ateşlerini kendi üzerine istiyor, görev başarılıyor. (bkz:Kore Savaşı Türk Topçu Birlikleri) diger bir misal; x ordusu, attığı paraşütçülerin %80 inin havada vurulduğu, yere sağlam inebilen kuvvetin de yetersiz kalıp kolayca imha edilebildiğini tespit ediyor. Denemeler yapılıyor, çok alcaktan uçan bir uçaktan paraşutsuz atılan birliğin %40 ının yere sağlam indiği anlaşılınca birlikler paraşutsuz atılıyor. (bkz: Kızıl Ordu)

Bataklığa yatıp boğulan, kendi arkadaşının attığı mermi ile ölen veya uçaktan paraşutsuz atılan asker düşünülünce durum mantıksız görünebilir; ancak bir duvar ustası sadece kendi ördüğü duvarı görürkün, inşaat mühendisi tüm binayi görür. Bazende mantık aramayın be kardeşim....

Askerliği Hatırlatacak Terimler ve Lirikler :D

- tüfeeeeeyyyyykhommza selaaaaaaamdur. (bölük komutanının askerleri selamlaması vs.)

- naaasssın askeeer? saol -raaaaaaaat!!!-ollllll!!! (bölük komutanının askerleri selamlaması
vs.)
- tanrımıza hamdolsun, milletimiz varolsun! (yemek duası)

- sas duru$! (esas duruş)

- komutanları mangalarını eğitim yerlerine alsınlar! (acemi birliğinde üst teğmen in asteğmenlere emri)

- konuşma, konuşma! nası konuşma diyosam öyle konuşma! ( !!! :D)

- Ordu jimlastiği tüfeksiz hareketler serisi ...ncı hareket. -başlama veziyeti al! yah! -harekete başla... (sabah sporu)

- şafak cart curt olmuş haaala burdayız mına koym...

- bit de gidelim beee....bit de gidelim..
- toprrrrrrrrrrrrraaaaaaam

- yarrrrrrrrrrrrrraaaaaaaam

- bölük ses kes şafak dinle; safak 12den sonra xx ..zoruna gidenin borusuna gitsin..(akşam iştimasında ertesi gün şafağı biten yani "şafak doğan güneş olan er kişi için yapılan ant)

- kurma kolu çek, atım yatağını elle ve gözle kontrol et,...... bırajk..
-topçu taburu, ikinci batarya, atış bataryası, doldurucuyum , birlik numaram ........, silah numaram ....... emret komutanım..

-acemiliğin son haftasında yemin töreni hazırlıkları esnasında söylenen bir klişe laf, törenin toplu halde yemin etme safhasına gelindiğinde törenden sorumlu subay/astsubayın dile getirdiği "oğlum yemini ederken burada öyle bir bağıracaksınız ki nizamiyedeki adam dışarı çıkıp ne oluyor yahu diye bakacak" cümlesidir.


- askerliği bitirmesine iki ay kalmış askerler:"ulan askerliğim bitmiş hala nöbet tutuyorum""ulan askerliğim bitmiş hala içtimaya çıkıyorum." der. Kesin der.

- eski askerler, birliğe yeni gelenlerin sırasına bakarak:"66 var mı 66?" (yozgat'lı var mı demek istiyor)

- ÇAVUŞ:günaydın günaydınkooouşş kaaallk!! (En az 20 kez bağarır uyanmayanın ranzası sallanılır, alt devre ve uzun dönemsen dayak yersin uyanmama şansın yok.. Saat kaç mı :D sabahın 5 i)

badi: uyan lan uyan ..

diğer badi: ııa uyuya uykum var ya

badi: keyk leyn!

ÇAVUŞ:hade kooouş kalkın lan skerim mikerim XZY9WXX/SJKHX...64!

- zoruna gidenin borusuna girsin

- torun-dede-devrem-topraam

- askerde ya ananla yada anınla anılırsın.

- yürüyüş kararı sayılacak, say!

- zoruna giden topçu taburuna

- yarraamın kırma kolu (kurma diyemezlerdi nedense)

- götünüz başınız oynamasın

- yerinde saaaay- yürüyüş kararı sayılacak

- zorunuza gitmesin poşetler

- bitsede gitsek bitsede gitsek.( kulağımda bitsede gitsek bitsede gitsek bitsede gitsek denen o garip ses hipnoz etkisi yaratırcasına hergün belirli periyotlarla çalıyordu . özelliklede başıma kötü bişi geldiğinde aklıma geliyordu o ses... müzik gibi)

- yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik (denetlemelere giren birliklerde duyulur)

- üniversite mezunları böyle yaparsa...

- ben sivilde böyle değilim aslında

- torun, geceler uzun, ötmez borun

- yicen çerezi skicen çömezi

- hey torun, aramızdaki tek sorun, sana olan borum

- askerliği de götten yedin haa


komutanlar genelde:"bahane göt gibidir,her askerde bulunur" derler.

2 yorum:

mimi wonka dedi ki...

yapmaya zorunlu olduğun şeylerde mantık aramamak lazım, bir nevi gün doldurmak sizinkisi de, ayrıca gittiğin her yerde bir şekilde rahat edebilmenin yolunu buluyorsun ya (isteyerek veya istemeden) çok ballı bir adamsın. herşey neyse de o lirik cümlelere gülmeden dimdik durabilen kaç tane asker var orada? ( - konuşma, konuşma! nası konuşma diyosam öyle konuşma!) dönüşten sonra düğününde görüşürüz artık Lennon'ın solcır of forçunu:)

zinan dedi ki...

"Tek zorluk özgürlük denen kavramın olmaması ve askere giden sevgiliyi, nişanlıyı vesaireyi boynuzlamak için zaman kaybetmeyen hatun kişilerdir."

peki..
takdire şayan bir yazı olmuş bence ellerine sağlık.. bu arada bu yazıyı yazabilecek kadar boş zamanı olan komutan habercilerini de ekleseydin keşke yazına ve tabi aynı haberciler bolca kurgu yapar o zaman kıvrımlarında (dışarıdaki sevgiliyi delirtmek için)..bir an önce gel komutan habercisi..

wendy